Anasayfa » Sınavlar » Türkçe Deneme Sınavı – 4
kpss-turkce-konu-tarama-testi
Kpss Türkçe konu Tarama Testi

Türkçe Deneme Sınavı – 4

Tebrikler - Türkçe Deneme Sınavı - 4 adlı sınavı başarıyla tamamladınız. Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%. Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Hem hekimliğin hem de edebiyatın ana konusu insandır.Önemli olan, insanı her yönüyle ele almak,her açıdan değerlendirebilmektir. Vücut, fizyolojik olarak kusursuzdur ama patolojik unsurlarla birlikte ele aldığımızda o kusursuzlukla nadiren karşılaşabiliriz. Hastalık, vücudun yazgısıdır. Ve aslolan karanlık yanlardır her zaman. Tıp da o karanlığı aydınlığa çıkarmak, tam anlamıyla çözümlemek amacıyla yüzyıllardır çalışıyor ama henüz çok az bir kısmını deşifre edebildi. İnsan bünyesi hâlâ karanlık! İnsan ruhundan söz etmeye gerek bile yok. Onda zaten tam bir karanlık hâkim. O yüzden, insanı anlamak için tıp kadar edebiyat da gereklidir. Ben de her ikisini bir potada eritmeye çalışıyorum. Sadece muayene ederek insan vücudunu bir yere kadar tanıyabiliyorsunuz. Ben, muayene etmekle kalmayıp, bir de yazarak anlamaya çalışıyorum. Vücut, vazıldıkça var oluvor çünkü.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisi olamaz?
A
Yazının yazarı geliştirdiği
B
Yazarın yazma eylemiyle kendini var ettiği
C
Yazarın kişiliğini oluşturanın yazma eylemi olduğu
D
Yazma becerisinin kendiliğinden gelişebileceği
E
Yazma eyleminin yazar için bir yaşama biçimi olduğu
Soru 2
Çocuğumuzla eğitim yapılan —----- mutlaka günün aynı zaman dilimine denk gelmeli; çocuğun —----- dağıtmayacak bir ortam olmalıdır.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
A
süre - dikkatini
B
konu - konsantrasyonunu
C
yer - algısını
D
mekân - ilgisini
E
zaman - düşüncelerini
Soru 3
  1. Ancak sokağınızda her gün görmeye alıştığınız,karnını doyurduğunuiz, size kuyruk sallayan,karanlıkta evinize kadar eşlik eden kediya da köpek bir anda ortadan kaybolursa ne yaparsınız?
  2. Birbirlerini tesadüflerle bulduklarını söyleyen grup üyeleri, iki aydır bölgelerindeki hayvanları gözetip kolluyorlar.
  3. Evlerinde kedi - köpek besleyenler genellikle sokaklarındaki sahipsiz hayvanlarla da ilgilenirler.
  4. Maltepe’de yaşayan bir grup hayvansever, mahallelerindeki sokak hayvanlarına kendileri sahip çıkmak için örgütlenip bu soruya kendilerince cevap bulmuşlar.
  5. Gerektiğinde bu kolladıkları hayvanların tedavi masraflarını da karşılıyorlar.

Yukarıdaki numaralandırılmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü cümle olur?
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Soru 4
  1. Sanatın eğitimiyle ya da sanatı konu alan eğitimle ilgili olarak oldukça fazla denilebilecek sayıdaki bu terimler, zaman zaman kavram kargaşalarına da zemin hazırlamakta ye zihinleri karıştırmaktadır,
  2. Çünkü, bugüne kadar bu terim yerine ya da alanı belirlemeye yönelik kullanılan terimler oldukça fazladır, lif. Sanat eğitimi, yeni bir tanım olarak sanat ve bilim çevrelerince benimsenmiş görünse de terim, kavram ve kapsam olarak tam yerine oturtulduğu söylenemez.
  3. Sanat eğitiminin yeni sayılabilecek bir alan ve kavram olmasından kaynaklanan bu karışıklığa; kavramı tanımlamaya çalışan kişi ve kurumlar, iletişim eksikliği, terminolojik metot eksiklikleri ve nihayet yabancı kaynaklardan yapılan çevirilerdeki kavram ve terim çeşitlilikleri sebep olmaktadır.
  4. Sanat eğitimiyle ilgili olarak bir başka yanlış  anlama ise şanat denince sadece plastik sanatların akla gelmesi sebebiyle sanat eğitiminin de plastik sanatların eğitimi olarak anlaşılmasıdır.

Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturabilmesi için hangileri yer değiştirmelidir?
A
1 ve 2
B
1 ve 3
C
2 ve 3
D
3 ve 4
E
4 ve 5
Soru 5
Yurdumuzun siyasi hudutları içerisinde doğal olarak yetiştiği hâlde başka hiçbir yerde yetişmeyen, diğer bir deyişle dünyada yalnız ülkemizde yetişen bitkiler Türkiye endemikleri olarak adlandırılır.
Bu cümleden, aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
A
Bazı bitkiler sadece belli bölgelerde yetişir.
B
Endemik bitkilere en çok Türkiye’de rastlanmaktadır.
C
Türkiye’nin topraklan endemik bitki yaşamına uygundur.
D
Dünya üzerinde endemik bitki yetişen alanlar oldukça azdır.
E
Bitkilerin gelişim hızları her bölgede aynı değildir.
Soru 6
Küresel ısınma, hızla artan nüfus ve kirlenme nedeniyle dünyanın kullanılabilir su kaynaklarının giderek azaldığına dikkat çeken Independent, gelecekte suyun petrol ve altın kadar değerli olacağını vurguluyor.
Bu cümleden, aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
A
Suyun kirlenmesinde nüfus artışı en önemli etkendir.
B
Küresel ısınmanın en büyük nedeni insan faaliyetleridir.
C
Su kaynaklarının azalmasının farklı nedenleri vardır.
D
Kullanılabilir su kaynakları diğer su kaynaklarına göre daha azdır.
E
Su kaynaklarının azalması birçok yayın organında konu olarak işlenmektedir.
Soru 7
(1) Popüler Kültür Analizleri üst başlıklı yeni bir kolektif yazı dizisi iie karşınızdayız. (2) Bu başlık altında, sinema dünyası, sinema kitapları ve sinema dergiciliği; hülasa popüler kültürün yapı taşlarına sinema sanatı çerçevesi içinde bakacağız. (3) Giderek yozlaşan ve yayın evleri ne emeğini kiralayan eleştirmenlik kurumunun içler acısı hâlini; bunun yanı sıra salt popüierfiim ve ikonlara odaklanarak yedinci sanatın sanatsal içeriğini boşaltan sinema dergileri ve kaynak kitap diye sunulan kitapları  mercek altına almaya çalışacağız. (4) Popülizmin hizmetindeki sinema eleştirmenlerinin çoktan iflas etmiş vizyon ve düşünme kalıplarına dönük analizlerde bulunacağız. (5) Bütün bu kirlenmişliğe karşı alternatif yaklaşımları da beraberinde sunacağız.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A
1’incide bir yazının içeriğinden söz edilmektedir.
B
2’ncide popüler kültürün sinema üzerinden değerlendirileceği vurgulanmıştır.
C
3'üncüde eleştirel bir tutum takınılmıştır.
D
4’üncüde eleştiri anlayışında bir değişim olduğu dile getirilmiştir.
E
5'incide aktif bir tutum takınılacağı dile getirilmiştir.
Soru 8
O şehre davrandığın gibi davran bana da
O şehre gittiğin gibi bana da git uçarak
Bu parçada, aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?
A
Ünlü değişimi
B
Ünsüz yumuşaması
C
Ünlü düşmesi
D
Ünsüz düşmesi
E
Ünsüz benzeşmesi
Soru 9
Bir şiir incelenirken şairin niyeti, şiire yansıyan (1) biyografik ve psikolojik unsurlar ile kuramsal (2) eleştirili yaklaşımları son derece önem taşımaktadır(3). Attila İlhan yaşadığı dönemin tanığı olarak hem de kendi hayat tecrübelerini şiirine yoğunlukla aksettiren bir şairdir diyebiliriz.
Bu parçadaki altı çizili sözcüklerin yapısıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
1. sözcük sıfat - fiil eki almıştır.
B
2. sözcük hem yapım hem çekim eki almıştır.
C
3. sözcük türemiş bir isimdir.
D
4. sözcük zarf - fiil eki almıştır.
E
5. sözcük birleşik bir sıfattır.
Soru 10
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf tümleci, belirtisiz ad tamlamasından oluşmuştur?
A
Arkadaşımı pazar akşamı ziyaret edeceğim.
B
Ankara’da bu sabah yağmur vardı.
C
Geçtiğimiz yıl tatili köyümde geçirdim.
D
Hasat zamanı, köylünün en çok yorulduğu zaman dilimidir.
E
Babamı kaybettiğimde hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum.
Soru 11
(1) Attila Ilhan’ın 1950’li yıllardaki şiir anlayışını ortaya koyan Sisler Bulvarı adlı eseri, Başka Yerde Olmak ve Kaptan bölümleriyle başlar. (2) Bu şiirlerinde İlhan; büyük şehir yaşamının sıkıntılarını, o günkü insanın içinde bulunduğu sıkıntıları ve düştüğü çelişkili durumları ele alır. (3) Bu konuları ele alırken izlediği yöntem bireyden yola çıkarak toplumcu gerçekçiliği okurun gözleri önüne sermek olmuştur. (4) Bireyden topluma uzanan bu anlayışta estetik kaygı da önemli bir yer işgal etmiştir. (5) Sisler Bulvarı adlı şiirde, böyle bir estetik endişeyle, şehir hayatını temsil etme misyonunâ sahip olan ben’in aşk ve maceraya düşkün karakteri, ben’in gerilimi, korkuları ele alınmıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
l’inci, üç ögeli bir eylem cümlesidir.
B
ll'nci, girişik birleşik bir cümledir.
C
lll'üncü, anlamca olumlu bir cümledir.
D
IV’üncü, kurallı bir isim cümlesidir.
E
V’încide yardımcı eyleme yer verilmiştir.
Soru 12
(1) Dehşet verici bir yalnızlık İçinde, anılarını anlatmayı ormana çekilme zamanına bıraktığım bir mücadeleyle hazırladım kitabı. (2) Beş lehçe, 1.300 yıl, onlarca edebî gelenek, binlerce gönderme ve ima gibi sayısız “tehlike” içinde... (3) Son üç yıldır hemen her hafta kitabın birinci cildi, yani klasik şiir cildine bir şair ekleniyor, ben de böylece yeni bilgilere ulaşıyorum. (4) Bu anlamda yaptığım yanlışlıklarla karşılaştığım gibi, heyecanım da artıyor. (5) Bütün bu çaba, şair ve şiire büyük bir saygı içinde gerçekleşiyor.
Bu parçadaki numaralandırılmış cümlelerin hangisinde bir noktalama yanlışı vardır?
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Soru 13
Adabımuaşeret genellikle şehre (1) ithaf edilen bir haslettir. Şehirde ise hukuk ve öz saygı (2) yalnızca kuşaktan kuşağa değil, şehirden insana aktarılan da (3) bir şeydir Çünkü şehir binalar değil, o binaların, sokakların, hanların, hamamların içinde varolan (4) insani ilişkiler demektir. Bu şartlar altında I adabımuaşeret de birlikte yaşayan insanlar arasındaki hukukun (5) adı olsa gerek,
Bu parçadaki numaralandırılmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Soru 14
Romanlarım, hayat hikâyelerim, öykülerim gerçek hayatın içinden süzülüp gelmişlerdir. Belgesel romanlarımı hazırlarken yazacağım konunun geçtiği doğal ve kültürel çevreyi, İnsan manzaralarını gidip gördüm. Öyküsünü yazacağım çiçeği gidip dalında kokladım. Hayatını yazacağım insanlarla uzun uzun konuştum. Bazılarının evlerinde misafir kaldım. Onlarla dost oldum, kardeş oldum. Kimine ana, kimine baba, kimine abi, kimine abla dedim. Onlar da beni oğul, evlat, kardeş kabul ettiler, bağırlarına bastılar.
Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Öznel yargılara yer verilmiştir.
B
Yinelemelere başvurulmuştur.
C
Konuşma havası içinde yazılmıştır.
D
Deyime yer verilmiştir.
E
Benzetmeye yer verilmiştir.
Soru 15
(1) Tokalaşma aslında çağlar öncesi bir âdet; çok eski çağlarda, tüm erkekler bir silah taşıyor ve çoğunluğu da bu silahı sağ eli ile kullanıyordu. (2) Farklı ülkelerde farklı tokalaşma biçimleri ve bunların anlamları vardı. (3) Bir erkek diğerine dost olduğunu, elinde silah bulunmadığını göstermek için, boş sağ elini uzatıyor, diğeri de aynı şeyi yapıyordu. (4) Ama her iki taraf da kendini emniyete almak, diğerinin aniden silah çekmesine mani olmak için, birbirlerinden emin olana kadar, birlikte ellerini hafifçe sıkarak duruyorlardı. (5) Tokalaşırken elleri sallama alışkanlığı, elleri daha iyi kavrayarak rakibin giysisinin İçinden aniden bir silah çıkarmasını önlemek için başlamış olabilir ancak sonraları dostluğun bir ifadesi oldu.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi anlatımın akışını bozmaktadır?
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Soru 16
Turgut Uyar, şiirimizde ustalıktan kaçan bir şair olmasıyla özel bir önem taşır. Kendine özgü bir şiir yolu bulup yaşamı boyunca benzer şiir yazan şairlerden değildir o; hep farklı yollara girmeyi, bilinmedik yolların acemilikleri ile boğuşmayı, oralardan diri, yeni şiirler çıkarmayı denemiş ve başarmıştır.
Bu parçada tanıtılan yazarın vurgulanan en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Her şiirinde farklı konuları işlemesi
B
Şiirde ustalık dönemi yaşamaması
C
Şiirde sürekli yeniyi araması
D
Belirgin nitelikleri olan şiirler yazması
E
Hiçbir şairi örnek almaması
Soru 17
İnsanların evlenince yüzük takmaları eski Mısırlıların inançlarına dayanıyor. Milattan 2800 yıl önce Mısır’da yaşayanlar dairenin veya halka şeklindeki cisimlerin başlangıç ve bitiş noktalarının olmaması nedeni ile sonsuzluğu temsil ettiğine inanıyorlardı. Yüzük evliliğin sonsuza dek süreceğini simgeliyordu. Sonra bu inanç ve âdet Romalılar vasıtası ile iyice yaygınlaştı. Kazılarda o devirlere ait çok ilginç evlilik yüzüklerine rastlanılmıştır. Evlilik yüzüğünün sol ele ve sondan bir önceki parmağa takılmasının sebebi ise modern tıbbın gelişmesinden önceki devirlere ait yanlış bir insan anatomisi bilgisidir. O zamanlarda dolaşım sistemimizdeki ana damarın sol elimizde bu parmaktan başlayıp kalbimize gittiği sanılıyordu. Böylece buraya takılan yüzükler : evli çiftin kalben bağlılığını simgeliyordu. Gerçi şimdi damarların nereden gelip nereye gittiği biliniyor ama bu da bir âdet olarak kaldı.
Bu parçanın konusu, aşağıdakilerin hangisinde en doğru biçimde verilmiştir?
A
Evlenince sol ele yüzük takmanın nedenleri
B
Mısır'da geometrik bilgilerin gelişmiş olması
C
Geçmişte, insan anatomisine dair bilginin kısıtlı olması
D
İnanışların farklı toplumlara yayılış biçimleri
E
Geçmiş toplumlarda evliliğe verilen değer
Soru 18
Edebiyatın her alanında süren kavram karmaşası şiirde daha da içler acısı bir hâl alıyor. Bu, günümüz şiirinde kuramsala az kafa yorulmasına bağlı. Şiir yazan herkes şiir üzerine düşünseydi öncelikle kötü şiirler ortaya çıkmazdı. Herkes Önce kendisinin sonra başkalarının eleştirmeni olmak zorundadır. Bu, edebiyatın her alanında geçerlidir ancak şiir için bunu kalın harflerle yazma gerekliliği vardır. Şiir üzerine az düşünülmesi şiir eleştirisini de güçleştiriyor tabii ki. Eleştirinin günümüzdeki vahim durumu ancak daha fazla eleştiri yapılarak daha fazla ürün eleştirilerek düzelebilir. Oysaki kötü şiiri eleştirmek istemiyor kimse. Kendini yormaktan korkuyor. Okuyucu görevini yerine getirmiyor. Yazar olmak gerçek bir okuyucu olmaktan kolaydır!
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A
Şiirdeki kavram kargaşasının diğer edebî türlerden daha yoğun olduğuna
B
Şiir üzerine kuramsal bilgiye çok fazla sahip olunamadığına
C
Şiir üzerine yeteri kadar düşünmemenin eleştiriyi olumsuz etkilediğine
D
Okuyucuların şiir üzerine yetkin düşünceler geliştirmek istemediğine
E
En yetkin eleştirmenlerin şairler arasından çıktığına
Soru 19
Hayata tutunmak için gizli saklı kalmış şeyleri kurcalamaya çalışıyorum. Ama akımın içinde yer alan, başı sonu belli olan, birbirlerine benzeyen yapıtlar pek ilgimi çekmiyor. Gün ışığına çıkmamış, daha doğrusu çıkmayı reddeden bir yanı var fanzinlerin. Yeraltı edebiyatının da öyle, Nedense kendimi o dünyanın içinde daha rahat, huzurlu hissediyorum. Belki de hakikat oralara daha yakın ve sahte dünyalardan oldukça uzak bir yerdedir... Muhalif olmak gibi bir iddiam yok ama kendimi hep muhalif bir tavrın içinde buluyorum ve buna ben de şaşırıyorum.
Bu parçada kendinden bahseden yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Eserlerinde kimsenin işlemediği konulara yöneldiğine
B
Başkaları tarafından muhalif olarak değerlendirildiğine
C
Popüler olan sanatsal eserlere pek ilgi göstermediğine
D
Yeraltı edebiyatının hayatın gerçeğini yansıttığına inandığına
E
Kendisiyle ilgili bazı saptamalarından şaşkınlık duyduğuna
Soru 20
20. VE 21. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.

(1) Freud, gündelik hayatta karşılaşılan bir olayın yazara bir çocukluk deneyimini anımsatmak suretiyle “eski bir isteği” harekete geçirdiğini, yazarın yaşadığı yeni ve eski olayı birlikte kullanmak suretiyle sanat eserini meydana getirdiğini söylemekte ancak bireyselliğin "örtülü” bir biçimde ifade edilmesi gerektiğini  vurgulamaktadır. (2) Böylece yapıtındaki bu bireysel ve bir bakıma bencilce niteliğini “örtmek” sanatçının en önemli özelliklerinden biri olmaktadır. (3) "Yazarlığının insanların hikâyesini gölgelemesinden” çekindiğini söyleyen Ercan Kesal böylece kendi yaşadıklarından yola çıkarak Anadolu insanının ölüm ve yaşam üzerine evrensel hikâyesini anlatmaya çalışıyor. (4) Anadolu insanının hayatı kavrayışını, kendi kavrayışından ayırmıyor yazar. (V) Fakat eserlerinin sunumunda kendini dışarda bırakmayı yeğliyor.
Bu parçada Freud’a göre sanatçının en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Sanatçının kendine özgü karakterini yapıtlarında gizlemesi
B
Toplumsal yaşamın bütün öğelerini eksiksiz yansıtması
C
Kendi yaşantısına dair ayrıntılara eserinde yer vermemesi
D
Sanatında bireycilikten çok, toplumsallığa önem vermesi
E
Toplumsal gerçekleri örtülü biçimde dile getirmesi
Soru 21
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir öneri söz konusudur?
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Soru 22
22 - 24. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.

(1) Çocukların merdiven çıkmasına bilinçli olarak karışmayanlar “çocuğun egosu güçlensin” diye, “kendine güvensin” diye, seyirci kalmayı tercih ediyorlar. (2) Yardım eden bizler ise kendimizi sorumlu hissediyoruz; kafalarımızdaki "ana baba” tanımı, çocuklara kol kanat germemiz gerektiğini söylüyor. (3) Bugün, “tek başına beceremez” diye basamağı tırmanmasına yardım ediyoruz; yarın okul ödevlerine yardım ediyoruz; pek çok şeyi kendi başına yapabilecek yaşa geldiği hâlde, yemek yemesine yardım ediyoruz. (4) Çocuğun merdiven çıkmasına, "kendine olan güveni artsın” diye seyirci kalanlar, çocuklarını güçlendirmeye  alışıyorlar. (5) Çocuğa yardım eden bizler ise çocuğu güçlendirmekten ziyade, çocuk ile aramızdaki bağı güçlendirmiş oluyoruz. (6) Her iki taraf da doğru yapıyor çünkü her iki taraf da insan ilişkilerinde sahip olduğu üslubu sergiliyor. (7) Gerek bizlerin gerekse Batılıların tavrında, doğrular ve yanlışlar bulunabilir; örneğin bizler koruyucu ana babalar olarak bağımlı, hayat boyunca birilerinin desteğine ihtiyaç duyacak bir insan yetiştiriyor olabiliriz. (8) Çocuğuna sürekli bir yetişkine davranıyormuş gibi davranan Batılı ise belki kendine güvenen ve bireyselleşmiş bir insan yetiştiriyor fakat bu insan, yaşamı boyunca ana, baba çocuk ilişkisindeki sıcaklığı arayabilir, ayrıca fazlaca bireyselleşmenin bedelini, toplumda  yalnızlık çekerek ödeyebilir.
Bu parçada söz edilen çocuk eğitme yöntemlerinin ortak noktası aşağıdakilerden hangisidir?
A
Çocuğun toplumsal gelişimine katkıda bulunmaları
B
Güven duygusunun oluşmasında yarar sağlamaları
C
Birtakım eksik yönlerinin bulunması
D
Bağlılık duygusunun ortaya çıkmasını sağlamaları
E
Toplumun beklentilerini ön plana almaları
Soru 23
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde olasılık anlamı vardır?
A
1 ve 2
B
3 ve 5
C
4 ve 6
D
6 ve 7
E
7 ve 8
Soru 24
Bu parçadan çocuk eğitimiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A
Koruyucu tip ailelerin bağımlı kişilik yapısına sahip bireyler yetiştirdiğine
B
Batılı tip. ailelerde çocuğun birey olmasına önem verildiğine
C
Serbest büyümesine izin verilen çocukların yalnızlık yaşayabileceğine
D
Koruyucu özellik gösteren ailelerde aile bağlarının daha gelişmiş olabileceğine
E
Çocuk eğitiminde ailenin yanında toplumun da önemli ödevleri olduğuna
Soru 25
25 - 27. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.

(1) Belirsizlikler İçinde dünyaya geldiysek hele Türkiye gibi bilgi düşmanlığının ödüllendirildiği bir yerde doğduysak geleceği tahmin bile edemeden yaşayıp günün birinde geçmişimizi yapabileceklerimizin pek azını tamamlayabilmiş olarak geride bırakıp gitmiyor muyuz? (2) Yazmanın güzelliği belki de sınırları yok saymasından kaynaklanıyor; burada yaşam doğum ve ölümle, yaşadığımız yer gümrük kapılarıyla, yaşayabileceklerimiz verilen buyruklarla sınırlanmıyor. (3) istediğimizi düşünüp yazabiliyoruz. (4) düşündüğünü paylaşmaya ve yazdığını yayımlatmaya gelince iş değişiyor, geçmesi pek. zor iki yol var: (5) İlki kendi dünyanla gerçek dünya arasında bir köprü kurup yazarının amacına uygun ve alıcısı olabilecek bir ürün yaratmak, diğeriyse yayıncılık sistemi içerisinde bir yer bulup okuyuculara ulaşabilmek. (6) Bu engeller başarıyla geçildiğinde bile sorunlar bitmiyor.(7) Özlenen yönde gitmenin zorluklarından dolayı çoğu kişi en kolay yürünebilecek yollara sapıyor.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istendiğinde ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlatılmalıdır?
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Soru 26
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir koşula bağlı olma anlamı vardır?
A
1
B
2
C
5
D
6
E
7
Soru 27
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
A
Yazmaya yönelen birçok kişinin amaçlarından saptığına
B
Yazılan eserleri yayımlatmanın çeşitli zorluklar taşıdığına
C
Yazmak eyleminin insanın hayatındaki birçok sınırı kaldırdığına
D
Yazarların kendi bireyselliğiyle gerçek dünya arasında ilişki kurması gerektiğine
E
Okuyucuların kolay tüketilebilen yazıları takip edip beğendiğine
Soru 28
28 - 30. SORULARI AŞAĞIDA VERİLEN BİLGİLERE GÖRE YANITLAYINIZ.

Kemal, Levent, Murat, Nihat, Oya, Pelin, Rüya, Sibel ve Tan isimli dokuz arkadaş bir bilgisayar oyunu oynamaktadırlar. Oyunda üç seviye bulunmaktadır. Birinci seviyedeki oyuncular diğer oyuncuları göremezken ikinci seviyedeki oyuncular birinci seviyedeki oyuncuları, üçüncü seviyedeki oyuncular ise ikinci ve birinci seviyedeki oyuncuları görebilmektedir. Aynı seviyedeki oyuncular birbirlerini görememektedir. Bununla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir.
  • Her oyun seviyesinde üçer oyuncu vardır.
  • Pelin, Kemal’i görebilmektedir.
  • Sibel, Rüya’yı görebilmektedir.
  • Kemal ve Nihat aynı seviyededir.
  • Levent ile Murat aynı seviyededir
  • Tan birinci, Oya üçüncü seviyededir.

Buna göre aşağıdakîlerden hangisi üçüncü seviyededir?
A
Kemal
B
Murat
C
Nihat
D
Tan
E
Pelin
Soru 29
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
A
Pelin ve Rüya aynı seviyededir.
B
Murat, Pelin’i görebilmektedir.
C
Kemal ile Murat aynı seviyededir.
D
Sibel, Levent'i görebilmektedir.
E
Sibel ile Rüya aynı seviyededir.
Soru 30
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
A
Pelin, Rüya’yı görebilir.
B
Levent, Kemal’i görebilir.
C
Sibel, Murat’ı göremez.
D
Levent, Rüya’yı göremez.
E
Kemal, Levent’i görebilir.
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
30 tamamladınız.
5/5 (1)

Değerlendirme

Paylaşmak Güzeldir :)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hakkında Kpss Özetleri

Herşey Kpss'ye hazırlanırken neden bu çalışmalarımı kalıcı hale getirip başkalarının da faydalanmasını sağlamıyorum diye düşünmemle başladı. Ondan sonra tutabilene aşk olsun. Yazdıkça yazdım. İlerleyen zamanlarda sizlere daha geniş bir içerik sunmaya çalışacağım.Umarım faydalı olur. Hepinize çalışmalarınızda başarılar.

Yorumsuz Geçme :)

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
x

Buna da çalış mutlaka..

kpss-turkce-konu-tarama-testi

Fiilimsi (Eylemsi) Konu Testi

Paylaşmak Güzeldir :)